blank
7+3=

Sorduğunuz sorular ekibimiz tarafından itina ile cevaplanıp posta kutunuza haber bırakılır. İletişim için bu formu değil de mail adresimizi kullanmanız daha makul olacaktır.

İlginç Sorular

Yılanların kuyrukları nerede başlar?

Yılanın,bir ucunda kafası olan upuzun bir kuyruk olduğunu düşünseniz de yılanın sadece yüzde 20′si kuyruktan oluşur.

Vertebra (omur) kelimesi Latincede ‘eklem’ anlamına gelir.İnsanoğlunun tam 33 tane omuru vardır,bunlar omurgayı ve boyundaki kemikleri oluşturur.Türüne göre yılanların sahip olduğu omur sayısı bunun 10 katına kadar çıkabilir.Bunların büyük çoğunluğunda kaburga çiftleri oluşur.İnsandaki gibi yılanların kafalarında da kaburga yoktur.Diğer uçta (tıpkı insanlarda olduğu gibi) kaburgaların bittiği yerde kuyruk başlar.İnsandaki ‘kuyruğa’ koksiks denir;yılanın kuyruğu ise kloak’tan sonra başlar.

Bütün sürüngenlerin,kuşların ve amfibilerin (yüzergezer) kloakları vardır.Adını,antik Roma’nın Forum’undan akan,gelişmemiş lağım sistemi Cloaca Maxima’dan alır.Yılanlardaki kloak,alt kısımda bulunan küçük ve esnek bir açlıktır.Kıç’ın sürüngenlerdeki dengi diyebiliriz.Yani yılanların kuyruğu,tıpkı sürüngen ya da sülünlerdeki gibi kıçtan başlar.

Memelilerdeki gibi sfinkter kası ile kontrol edilmesine rağmen memelilerin anüsünden farklı olarak hem dışkının hem de idrarın dışarı atılması,ayrıca çiftleşmek ve yumurta bırakmak için de kullanılır.Erkek yılanların kuyruklarının içinde sahip oldukları iki penis yer alır (bunlara yarı-penis de denir).Çiftleşmeden önce her ikisini de tersyüz eder,böylece penisler kloak’ından dışarı çıkar.Düğmeleri,iğneleri ve çıkıntılarıyla,egzotik yumuşakça çeşitlerine benzerler.Her biri dişi yılanın,başka yılan türlerinden mütecavizleri engellemek için erkeğine uygun şekilde tasarlanmış kloak’sına girer.

Yakın zamanlarda yapılan araştırmalara göre bir yılan için sağ elini kullanıyor diyemesek de onların kesinlikle sağ p*nislerini kullandıklarını söyleyebiliriz:Sağ tarafta duran yarı-p*nis diğerine nazaran daha büyüktür ve içeri önce o girer.Bazı yılan türlerinde kloak’ın bir diğer görevi de ‘gaz’ çıkarmaktır.İçerideki hava buradan,tınısı ve gücüyle tiz insan yellemelerinden ayırt edilemeyecek olan bir dizi keskin patlama ile çıkarılır.Kötü koku (ve sürpriz etkisi) yırtıcıları uzak tutmaya yardımcı olur.

Bir yılan çok dar bir alanda tutulursa,rakip sanarak kendi kuyruğuna saldırıp onu yiyebilir.Bazı yılanların kendi kuyrukları ile boğuldukları bilinmektedir.

Ouroboros (‘kuyrukyiyen’ in Yunancası),kendi kuyruğunu yiyen yılanı gösteren kadim bir semboldür.Mısır,Yunan,Kuzey Avrupa,Hint ve Aztek mitolojilerinde görülür ve şeylerin çevrimsel doğasını temsil eder.Timaios (MÖ 360) diyaloğunda Platon,evrendeki hayatın kökeninin döngüsel,kendi kendini tüketen bir yaratık olduğunu belirtmiştir.İsviçreli psikolog Carl Jung ise (1875-1961) onun bir arketip,bilinçdışımıza sabit kalemle yazılmış bir kavram olduğunu söyler.

Ouroboros,19. yüzyıldaki en büyük bilimsel bulmacalardan birinin çözülmesini sağlamıştır:Benzenin kimyasal yapısı.Ham petrolün içinde bulunan benzen çok güçlü bir çözücüdür,boya ve plastik üretiminde kullanılır.İlk defa 1825 yılında ayrıştırılmıştır;son derece zehirli olduğu anlaşılmadan önce boya sökücü ve tıraş losyonu olarak,ayrıca kahvenin kafeinsizleştirilmesi için kullanılmıştır.Kimyasal formülünün C6H6 olduğu bilindiği halde,Alman kimyacı August Kekule (1826-1896) yıllar süren çalışmaların ardından bir önseziyle altı karbon atomundan oluşan bir halka olduğunu anlayana kadar,atomik yapısı insanları hayretlere düşürmüştür.Bunlar her hidrojen atomuna tek bir bağ ile bağlıdır,ama kendi aralarında değişmeli olarak tek ya da çift bağlar kurarlar.

Kekule’nin çözümü organik kimyayı değiştirmiştir.Çığır açan bu buluş,gözünün önüne kuyruğu ağzında olan bir yılanın geldiği gündüz düşünün ürünüdür.