blank
7+3=

Sorduğunuz sorular ekibimiz tarafından itina ile cevaplanıp posta kutunuza haber bırakılır. İletişim için bu formu değil de mail adresimizi kullanmanız daha makul olacaktır.

İlginç Sorular

Şekerli içecekler kimleri aşırı heyecanlandırır?

Anne ve babaları.
Şekerli içeceklerin, şekerin veya abur cuburun çocukları “heperaktif”leştirdiğini gösteren bilimsel bir bulgu yoktur.

Yapılan deneyde bir grup çocuğa şeker yönünden zengin aynı içecek verilirken çocukların yarısının ailelerine bunun şekersiz bir içecek olduğu söylendi. Deneyden sonra çocuklarının almış olmamalarına rağmen şeker almadığını düşünen aileler, hiperaktif davranışlarda azalma olduğu yönünde bilgi verdi.

Başka bir çalışmada, çocukların bir kısmına şekerli, diğerlerine ise şekersiz yiyecekler verildi. Davranışlarda bir farklılığa rastlanmadı. Bu, 2008′deki British Medical Journal araştırmasına göre dikkat eksikliği hiperaktif bozukluğu (DEHB) tanısı konulan çocuklarda bile görülmedi. Aileler, şekerin hiperaktiviteye sebep olmasını beklediklerinden bu yönde açıklama yapıyordu.

Her şey 1973′te, Amerikalı alerji uzamanı Benjamin Feingold’un (1899-1982) çocuklarda hiperaktif davranışın beslenmeleriyle bağlantılı olduğunu göstermesi ve buna uygun bir beslenme önermesiyle başladı. Aspartam gibi tatlandırıcılar da dahil olmak üzere, tüm yapay renk verici ve tatlandırıcıların kesilmesini önerdi. Feingold Dieti şekeri yasaklamasa da tıp yavaş yavaş bu bağlantıyı kabul etmeye başladı, kamu zihninde şeker ve tatlandırıcılar aynıymış gibi algılanır oldu.

Şekerin bu çocukları tam olarak nasıl etkilediğine dair elle tutulur bir teori getiren olmadı. Sebep yüksek kan şekeriyse, bir tabak pirinç veya haşlanmış patates yedikten sonra kendilerini kaybetmeleri daha olasıdır.

İnsanları en fazla endişelendiren davranışlardan yüzyıllardır yiyecekler sorumlu tutulmuştur. 16. yüzyıl bitki uzmanı John Gerard frenk maydonozuna karşı şöyle uyarmıştı: “Gaz yapar, bu yolla şehveti artırır.” Budist rahiplere de soğan ailesinin tüm yiyecekleri yasaktı, çünkü bunların pişirildiğinde şehveti, çiğ yendiğinde ise öfkeyi artırdığı düşünülüyordu.

19. yüzyılda, Viktorya çağı ahlakçıları, İrlandalıların “yozlaşmasını ve aylaklığını” patatesin uyku getirici etkisine yoruyordu. Buna karşın İngiliz kadınlar da et tüketimine karşı uyarılıyordu. Böylesine “uyarıcı” yiyecekler güçten düşmeye, nemfomaniye ve çıldırmaya yol açabiliyordu.