blank
7+3=

Sorduğunuz sorular ekibimiz tarafından itina ile cevaplanıp posta kutunuza haber bırakılır. İletişim için bu formu değil de mail adresimizi kullanmanız daha makul olacaktır.

İlginç Sorular

Öpüşmek zararlı mı?

Sağlıklı bir insanın ağzının içinde 500 ile 650'nin üzerinde mikro- organizma tipi ve dünyadaki insan nüfusundan fazla mikrop, dişlerin üzerinde, dokularda ve özellikle de dilimizde yaşıyor.

20 milyar mikrobun diş fırçalandıktan 2 saat sonra ağızda bulunduğu tespit edilmiştir. Eğer 24 saat hiç diş fırçalamazsanız bu mikroplar hızla üremeye devam eder ve 24 saatin sonunda 120 milyar seviyesine ulaşır. Bu mikro-organizmalar, şeker ve karbonhidratlarla beslenirlerken bir sonraki diş fırçalamasına kadar sayılarını katlar ve her öpüşmede milyonlarcası öpüştüğümüz kişiye aktarılır. Ancak ağızda yaşayan bu mikropların bir kısmı zararlı değil tam tersine faydalı mikro-organizmalardır. İlerleyen teknikler sayesinde hangi mikrobun diş çürüğüne hangi mikrobun dişeti hastalıklarına yol açtığı bulunmuş olsa da, bu mikroplara karşı bir aşı (yani belkide diş çürüğüne karşı bir aşı) henüz geliştirilememiştir.

Bazı araştırmacılar düzenli fırçalama ile antibiyotikli ağız gargaraların bu bakterileri öldürdüğünü böylece çürüklerde azalma olabileceğini göstermişlerdir. Ancak kısa dönemde faydalı olabilecek bu antibiyotikli gargaralar uzun dönemde faydadan ziyade zarar oluşturmaktadır. Kullanılan antibiyotiklerle kısa sürede bakteri sayısındaki azalma bu seferde meydanı boş bulan matralara yaramaktadır ve ağızda daha da inatçı mantar enfeksiyonlarına yol açabilmektedir. Ayrıca sonraki dönemde antibiyotiklere direnç kazanan bakteriler daha da fazla sayıda üremektedir.

PEKİ BU MİKROPLAR ÖPÜŞME ESNASINDA PARTNERİME GEÇEBİLİR Mİ? VE EĞER GEÇERSE NE OLABİLİR?

Partnerimize aktardığımız bakterilerin yüzde 80’i hemen tüm insanların ağzında bulunmaktadır. Kalan diğer yüzde 20’yi aktardığımızda (ya da aldığımızda) bağışıklık sistemimiz, bu mikropları tanıdığı için onlara uygun bir savunma sistemi hazırlamasına yardımcı olmaktadır.

BAĞIŞIKLIK SİSTEMİNE GÖRE DEĞİŞİYOR

Dişlerdeki çürükler dişi koruyan mine tabakasının bozulmasıyla başlıyor. Tatlı yiyecekler, kuru üzüm, şekerlemeler ve çikolata gibi yiyecekler diş üzerinde temizlenmeden kaldığında da bu artıklar mikropların beslenmesi için ideal ortamı oluşturuyor. Mikroplar ürediklerinde ağızdaki asit-baz dengesini kendi lehlerine değiştiriyorlar. Bunun sonucunda ağızda asit seviyesinin yükselmesine bağlı olarak diş çürükleri oluşuyor.

Tükürük ve diş plağında yaşamakta olan "streptococcus mutans" diş çürüklerinden sorumlu bakteri olarak tanımlanıyor. Bu bakterinin tükürükle bir kişiden diğerine geçebildiği yapılan çalışmalar sonucunda kanıtlandı. Bu yayılma taşıyıcının ne kadar enfekte olduğuna, alıcının diyetine ve bağışıklık sistemine göre farklılıklar göstermektedir.

ÖPÜŞMEYLE BULAŞABİLEN DİĞER HASTALIKLAR

Ayrıca diş ve dişeti hastalıklarından sorunlu diğer bakterilerde taşınabiliyor. Diş eti hastalıklarının en önemli belirtisi kırmızı parlak dişetleri ve yerel ya da yaygın diş eti kanamalarıdır. İlerlemiş dişeti hastalıklarında ise fena koku, ve diş ve dişeti birleşiminden gelen iltahabi akıntılar görülür. Dişler destek dokularındaki rahatsızlık ve enfeksiyondan dolayı sallanmaya başlayabilir. Diş eti hastalığı olan kişide mutlaka diş etlerinde kanamalar oluştuğu için kan veya yukarıdaki iltahabi sıvıların içindeki mikroplarında öpüşme sırasında diğer kişiye geçmesi çok olasılık dahilindedir. Bu da sistemik hastalıkların yayılmasında etkili olmaktadır.

Öpüşme ile özellikle bazı viral sistemik hastalıkları alıp verebiliriz. Bunların başında herpes simplex (HSV) ve epstein barr (EBN) adı verilen virüsten kaynaklanan hastalıklar geliyor. Herpes simplex vücuda girdikten sonra, soğuk, rüzgar, parlak güneş ışığı, regl dönemi, stresler veya aşırı yorgunluk durumlarında aktive olur ve dudak kenarından burun kanatlarına kadar olan bölgede acı veren yangılı uçuklar meydana getirebilir. Epstein barr ise salya ile kişiden kişiye geçiyor. Daha ciddi sistemik sorunlara yol açıyor. Her ne kadar hemen hemen ölümle sonuçlanan vaka olmasa da bu virüs eklem ve boğaz ağrısı, yüksek ateş, lenf bezi büyümesiyle seyrediyor. Hastalar en sık boğaz ağrısı yakınmasıyla başvuruyor.

KARŞIT GÖRÜŞLER DE VAR

Bakterilerle ilgili çalışmalar ve araştırmalar sürerken bir grup bilim adamı da öpüşmenin çürüğü önlediğini iddia ediyor. Bu araştırmacılara göre salya ağzın kendi kendini temizleyen doğal mekanizmalarından biri. Öpüşmek tükürük salgılanmasını tetikleyerek, çürüğe neden olan yiyecek artıklarının uzaklaştırılmasında rol oynuyor.

Sonuç olarak ağzımızın kokmadığından emin olarak öpüşebilmek için diş sağlığı şarttır.