blank
7+3=

Sorduğunuz sorular ekibimiz tarafından itina ile cevaplanıp posta kutunuza haber bırakılır. İletişim için bu formu değil de mail adresimizi kullanmanız daha makul olacaktır.

İlginç Sorular

Kaybolan insanlar gerçekten çember çizerek mi hareket eder?

Evet öyle.Yön bulmak için hiçbir ipucunun olmadığı durumlarda -tipi ya da yoğun sis çöktüğünde- düz bir çizgide ilerlediğine inanan insanlar aslında çember çizerek hareket ederler.

Çok kısa bir zaman öncesine kadar bu merak uyandırıcı durum pek de ikna edici olmayan,tek bacağımızın diğerinden daha güçlü oluşu teorisi ile açıklanmaktaydı;böylece belirli bir süre geçtiğinde güçsüz bacağımızın olduğu yöne doğru kaymaya başlıyorduk.Tübingen’deki Max Planck Biyolojik Sibernetik Enstitüsü’nün 2009 yılındaki bir araştırması,hatanın bacaklarımızda değil beynimizde olduğunu gösterdi.

GPS kullanan gönüllüler,Tunus’un güneyinde,Büyük Sahra’nın kısmen boş bir bölümüne ya da güneybatı Almanya’daki sık ağaçlıklı Bienwald ormanlarına yerleştirildi ve yürüdükçe hareketleri izlendi.Güney ya da Ay çıktığında,bir çizgi üzerinde kusursuzca ilerleyebiliyorlardı.Ama onların yokluğunda çemberler çizmeye başlıyor,geçtikleri yerlerden hiç fark etmeden defalarca yeniden geçiyorlardı.Bir başka gönüllü grubunun gözleri bağlandığında sonuç hem çok daha kesin hem de çabuktu:Kat ettikleri çemberin ortalama çapı sadece 20 metreydi.

Bu türden hızlı bir rota değişikliği ‘kuvvetli bacak’ teorisi ile açıklanamazdı.Araştırma,herhangi görsel bir referans noktası olmadığında,insanların içgüdüsel yön bulma hislerini kaybettiklerini ortaya koydu.

Görme,insan duyularının açık arayla en önemlisidir.Görsel verilerin işlenmesi,beyin aktivitesinin yüzde 30′unu kullanırken,birçok memelinin yön bulmak için kullandığı koku duyusu verilerini işlemek beyin aktivitesinin sadece yüzde birini teşkil eder.Yalnızca kuşlar bizim kadar gözlerine güvenir ama onlar yönlerini bulmak için manyetikalgılama,yani Yerküre’nin manyetik alanına bağlanma özelliklerini kullanırlar.Beyinlerinde demiz bazı bir mineral olan manyetit kristalleri bulunur.

Manyetit kalıntıları insan burnunun kemiğinde de vardır.Bu manyetikalgılamanın vaktiyle bizde de olabileceğine,ama nasıl kullanacağımızı unuttuğumuza işaret edebilir.

2004 yılında Almanya’daki Osnabrück Üniversitesi’nde bilişsel bilimci olarak görev yapan Peter König,yatak da dahil olmak üzere beline her zaman takabileceği bir kemer yaptı.Üzerinde Yerküre’nin manyetik alanını tespit etmeye yarayan bir almaça bağlı 13 tablet vardı:Kuzey yönüne işaret eden tablet her seferinde bir cep telefonu gibi titreşiyordu.Zaman içinde König’in uzamsal farkındalığı ciddi şekilde arttı.Şehrin neresinde olursa olsun,sezgisel olarak evinin ya da iş yerinin hangi tarafta olduğunu doğru bir şekilde tayin edebiliyordu.Hamburg’a yaptığı bir seyahatte tam 160 km uzaktan Osnabrück’ün tam olarak hangi yönde olduğunu doğru olarak gösterebilmişti.

En sonunda kemeri çıkardığında,dünyanın çektiği ya da kendisinin küçüldüğü ve daha kaotik hale geldiğine dair bir his geliştirdi.Kemer,daha önce sahip olduğunu bile fark etmediği bir duyusunu yeniden harekete geçirmiş,belki de bu duyuyu yeniden eğitmişti.Vücudumuz manyetikalgılama sinyallerini hep yayıyor olabilir,belki bu sinyalleri yorumlama konusunda körelen beynimizdir,kimbilir.