blank
7+3=

Sorduğunuz sorular ekibimiz tarafından itina ile cevaplanıp posta kutunuza haber bırakılır. İletişim için bu formu değil de mail adresimizi kullanmanız daha makul olacaktır.

İlginç Sorular

Kapıların alt kısmına açılan kedi-köpek geçitlerini kim icat etti?

Sir İsaac Newton değildi.

Aslında yerçekiminin babası,zamanının önde gelen teorik bilimcisi,18. yüzyılın başında muhtemelen Avrupa’nın en meşhur kişisi olan Newton’ın kedi geçidi gibi böyle sıradan bir şeyin mucidi olduğunu düşünmek cazip bir fikirdir.Ama ne yazık ki eldeki deliller bunu pek desteklemiyor.

Cambridge öğrencilerine bugün bile,Isaac Newton’un Trinity College’ta okurken odasının kapısına iki delik açtığı söylenir,büyük delik evcil kedisi,küçüğü de onun yavruları için.Hikaye klasik bir sağduyusu olmayan dahi esprisi üzerine kuruludur,büyük olduktan sonra küçük kapıya gerek yoktur.Ama bizler bunun doğru olmadığını biliyoruz.Newton’ın sekreteri ve uzak akrabası Humphrey Newton bu konuda çok açık konuşmuştu:İşvereni ‘odasında ne kedi,ne de köpek beslerdi.’Ayrıca o dönemin Cambridge odalarının sistemi iki kapılıydı.Dış kapı ağır ve kalın olur,genellikle yekpare meşeden oyulurdu.İç kapı ise cereyanı engellemek için kullanılırdı.Her iki kapıya da delik açmak başlı başına amatör marangozluk işiydi.Ayrıca böyle bir şey kendi felaketini de beraberinde getirir,Newton’un odasını bir rüzgar tüneline döndürürdü.

Kedi kapıları mitinin nereden başladığını bilmiyoruz ama elma ağacı efsanesiyle ilgili bir kaynağımız var:Newton kendiyle dalga geçmeyi sevmese de yerçekimi keşfini her zaman Adem’in Cennet’ten kovulmasına benzetmişti.Her iki durumda da ani bilgi edinilmesi elma sayesinde olmaktaydı.

Newton hayattayken bu hikayeyi sık sık anlatırdı ama yaklaşık 100 yıl kadar sonra Alman matematikçi Karl Freidrich Gauss (1777-1855) kendi versiyonunu sundu.’Şüphesiz ki’ demişti,’olay şöyle gerçekleşmiştir:Aptal ve ısrarcı bir adam Newton’a gelir,büyük keşfini nasıl gerçekleştirdiğini sorar.Adamı başından defetmek isteyen Newton burnuna bir elma düştüğünü anlatır;bu açıklamadan oldukça memnun kalan adam oradan uzaklaşır.’

Newton gerçekten de huysuzluğu ile nam salmıştı.Aptal insanlardan (ya da herhangi birinden) kolay kolay hazetmezdi,birilerinin eşlik etmesindense tek başına çalışmayı tercih ederdi.Zaman zaman tuhaflıkları gerçek bir akıl hastalığına dönüşür gibiydi,özellikle ‘büyük ruhsal bozukluk’tan şikayet ettiği 1692′de olduğu gibi.Tarihçiler,Newton’ın gösterdiği diğer belirtileri -uykusuzluk,saplantılı tavırlar,iştah eksikliği ve dostlarının onun aleyhine döndüğü şeklindeki kuruntular- depresyona,Asperger sendromuna ve hatta civa zehirlenmesine atfetmişlerdi.Yakın zamanda bir tutam saçına yapılan testlerde yüksek oranda civaya rastlanmıştır.Bu onlarca yıl boyunca gizlice yürüttüğü simya deneylerinin bir sonucu olabilir.

Newton’ı etkileyen her ne ise onu gelmiş geçmiş en etkili bilim kitabı olan Principia Mathematica‘yı (1687) ortaya çıkarmaktan ya da kamu hizmetlisi ve yönetici olarak ikinci bir kariyer yapmaktan alıkoymamıştır.84′üne kadar yaşamış ve zengin bir adam olarak ölmüş,arkasında 31 bin 821 sterlin (günümüzün parasıyla 49 milyon sterlin) değerinde mal varlığı bırakmıştır.