blank
7+3=

Sorduğunuz sorular ekibimiz tarafından itina ile cevaplanıp posta kutunuza haber bırakılır. İletişim için bu formu değil de mail adresimizi kullanmanız daha makul olacaktır.

İlginç Sorular

George Washington, babasının kiraz ağacı hakkında ne der?

Bilmiyoruz.Hatta babasının bir kiraz ağacı var mıydı, ondan bile emin değiliz.

Washington ve kiraz ağacı hakkındaki hikaye, tamamen, Amerikalıların “Papaz” Weems diye tanıdığı bir adamın icadıdır.Weems, ilk Birleşik Devletler Başkanı’nın ölümünden sadece birkaç ay sonra onun biyografisini kaleme almış ve yayınlamıştır.

Weems’in hikayesinde, altı yaşındaki George Washington’a küçük bir balta hediye edilmiştir.O da ailesinin Stafford, Virginia’da bulunan Ferry Çiftliği’nin bahçesinde saatlerce bu baltayla oynamıştır.Bir gün ipin ucunu kaçırarak babasının en sevdiği kiraz ağacının kabuğunu soyup ağacı ölüme mahkum eder.Babası Augustine Washington çok öfkelenmiştir, ama zaten George da suçunu itiraf etmeye hazırdır: “Yalan söyleyemem,babacığım; biliyorsun, yalan söyleyemem.Baltamla ağacının kabuğunu ben kestim.” George’un dürüstlüğü babasını öyle etkiler ki, ona sarılıp “bin ağaç değerinde olduğunu söylediği kahramanlığı” için onu tebrik eder.

Güzel bir hikayedir, ama Washington’ın hayatına ait başka hiçbir kaynakta bundan bahsedilmez, Washington’ın kendisi de bu hikayeden hiç söz etmemiştir.Hatta Weems bile kaynakları hakkında kaçamak davranır, “20 sene önce uzak bir akraba olan yaşlı bir bayandan duydum” demekten ileri gitmez.

Mason Locke Weems (1756-1825) Maryland’de doğdu, Londra’da tıp ve teoloji eğitimi gördü. 1784 yılında Canterbury Başpiskoposu ona papaz ünvanı verince, Virginia’daki Pohick Kilisesi’ne hizmet götürmek için Amerika’ya döndü.Hem George Washington hem de babası zamanında oranın merkezi idari organlarında görev almıştı.Weems daha sonra görevini yalan yere şişirerek, kendini Washington’un Pohick’ten yaklaşık 10 kilometre mesafede, kırsal kesimde mülkü olan “Mount Vernon’un Sabık Bölge Papazı” ilan etmiştir.

Çektiği mali sıkıntı yüzünden 1790 yılında papazlığı bırakarak gezici kitap satıcısı oldu.Güney eyaletlerini dolaşan, elindeki kitaplarla o panayır senin bu pazar benim dolaşan egzantrik biri olup çıktı.Yarı vaiz, yarı göstericiydi, sanki vaaz veriyormuş gibi elindeki malların kalitesinden dem vuruyor, sonra da heyecan verici bir final için kemanını çıkarıyordu.

Washington öldüğünde Weems altı aydır onun biyografisi üzerinde çalışıyordu.Bir arkadaşına, “Milyonlarca insan onun hakkında bir şeyler okumak için can atıyor.Yakından onları atışa hazır duruma getireceğim” diye yazmıştı.Başkanın ölümüne duyulan taşkın keder (kimileri yas kıyafetlerini aylarca giymeye devam etmişti) Weems’i bir konuda ikna etmeye yetti: Amerikan halkı dengeli bir siyasi biyografiye değil, bir kahramanlık masalına ihtiyaç duyuyordu.Washington’ın alçakgönüllülüğü, politik bir partiye katılmayı reddetmesi, gösterişsiz “Bay Başkan” ünvanını kabul etmesi, başkanlık görevini üçüncü dönem için uzatmayı kabul etmemesi.İşte bütün bunların Weems’in düşlerinin sağladığı efsanevi bir bağlama ihtiyacı vardı.

General George Washington’ın Yaşamının ve Ölümünün, Erdemlerinin ve Kahramanlıklarının Tarihçesi (1800), Amerika’nın ilk çok satanlarındandı. 1825′e kadar 29 baskısı yapıldı.Ülkedeki her çiftlikte, İncil’in yanında kendine yer buldu. Washington hakkındaki yarım yamalak gerçeklerin çoğunun kaynağı olsa da, aynı zamanda onun “Ülkesinin Babası” olduğunu doğrulayan kitaptır.