blank
7+3=

Sorduğunuz sorular ekibimiz tarafından itina ile cevaplanıp posta kutunuza haber bırakılır. İletişim için bu formu değil de mail adresimizi kullanmanız daha makul olacaktır.

İlginç Sorular

Dünyanın en tuzlu suyu nerededir?

Lüt Gölü’nde değil.
Dünyanın en tuzlu suyu Antartika’nın kuzeydoğusundaki Kuru Vadiler’de yer alan Don Juan göletinde bulunmuştur.Burası Don Juan Gölü olarak bilinse de ortalama derinliği 15 cm olduğundan bir su birikintisinden fazla bir şey değildir.Suyu o kadar tuzludur ki,havanın sıcaklığı -50 derece olsa bile asla donmaz.Suyun yüzde 40′ı tuzdur.Bu deniz suyundaki oranın 18,Lut gölü oranının ise iki katıdır.Lut Gölü’nün tuzluluk oranı okyanusların sekiz katıdır.

Don Juan Göleti 1961′de bir tesadüf eseri keşfedildi.Daha sonra gölete,bölgeyi araştıracak ilk ekibi oraya taşıyan Amerikan Donanma helikopter pilotları Donald Roe ve John Hickey’in isimleri verildi(Don John,İspanyolca ‘Don Juan’).

Dünya üzerindeki muhtemelen en ilginç su birikintisidir.Antartika’nın Kuru Vadileri’nin yeryüzündeki en kuru ve en soğuk yerler olduğunu düşünürsek burada suya rastlamak bile çok şaşırtıcı.Sonuçta gökten inmedi,burası yağmur ya da kar için fazlasıyla soğuk ve rüzgarlı bir yer,yani yerin derinliklerinden geldi ve yüzeydeki su buharlaştıkça da tuzluluk oranı arttı.Elverişsiz koşullara rağmen ilk araştırmacılar içinde yaşam bulduklarında hayrete düştü:Gelişmekte olan bir bakteri,maya ve mantar topluluğuna ev sahipliği yapan uzun mavi-yeşil algler vardır.

Yapılan ilk keşif seferinden bu yana nedeni pek anlaşılmasa da su seviyesi yarı yarıya düşmüş ve göletin içinde canlı kalmamıştır.Ama bu bile dikkate değerdir,çünkü suyun içinde hala nitroz oksit gazı (daha bilinen adıyla gülme gazı) bulunmaktadır.Eskiden bu kimyasalın oluşması için canlılar tarafından salınması gerektiğine inanılırdı.Ama günümüzde bunun göletteki tuz ile çevredeki bazalt kayaların arasındaki bir reaksiyonun yan ürünü olduğu bilinmektedir.

Şayet Mars’ta sıvı halinde su bulunursa,bu tıpkı Don Juan Göleti’nde olduğu gibi soğuk ve tuzlu su birikintilerinden oluşacaktır.Yaşamın ortaya çıkması için gerekli olan nitrojen bakımından zengin kimyasallardan bazılarının en zorlu ortamlarda bile bulunabileceğini artık biliyoruz.

Don Juan Göleti’nin tersine,Lut Gölü barındırdığı canlılar bakımından hala zengin.Balık olmasa da alglerle dolu.Bu da alglerle beslenen Halobacteria adlı mikropların var olmasını destekliyor.Archeae grubuna mensup bu mikroplar dünyadaki en yaşlı canlı şekli.Archea o kadar eski ki,evrimsel zaman skalasında insanlar bakterilere,bakterilerin Archeae’ye olduğundan daha yakın.Don Juan Göleti’nin eski sakinleri gibi Halobacteria da ‘ekstremofil’ler,bir zamanlar yaşamak için imkansız olduğuna inanılmış aşırı zorlu şartlarda sağ kalabilecek canlılardır.

Halobacterium aynı zamanda ‘Rönesans Böceği’ olarak da bilinir,çünkü kendi DNA’sını onarabilir(yüksek tuzluluk oranı DNA’ya zarar verir).Bu özelliklerinden istifade edebilsek kanser hastaları için çok büyük bir umut kaynağı olabilirler.Gezegenler arası seyahat ederken uzaydaki şiddetli radyasyona maruz kalacak astronotların DNA’larını korumalarına yardımcı olup Mars’a yapılacak insanlı yolculukları bile mümkün kılabilirler.