blank
7+3=

Sorduğunuz sorular ekibimiz tarafından itina ile cevaplanıp posta kutunuza haber bırakılır. İletişim için bu formu değil de mail adresimizi kullanmanız daha makul olacaktır.

İlginç Sorular

Amip neyin içindedir?

Hayır, çorba, su damlası ya da bunun gibi bir şey değildir. Bazı amiplerin kendilerinin tasarlayıp inşa ettiği evlerde yaşadığını duymak sizi şaşırtabilir.

Amipler, tek hücreli küçücük organizmalardır (Yunanca değişim anlamına gelen amoibe kelimesinden). Kimse kaç bin türü olduğunu tam olarak bilmemektedir. Rutubetli olan herhangi bir yer onların yuvası olabilir. Amipli dizanteriye neden olan amip türü her yıl 100 binin üzerinde insanın canını alır. Ayrıca 50 milyon kişinin de bağırsak ve karaciğerlerinde yaşarlar.

Hiçbir canlı varlık amipten daha basit olamaz: Genetik malzemeyi barındıran, çekirdeği, çevreleyen sulu sıvı dolu bir dış zardan başka bir şey değildir. Sabir bir şekilleri yoktur, ama önleri ve arkalarından bahsedebiliriz. Bazı bölümlerini sıkarak yiyeceğin olduğu doğrultuda hareket ederler. Daha küçük alg ve bakterileri kuşatarak ve soğurarak beslenir, kendilerini ikiye bölerek çoğalırlar.

Bu da, amip familyasının bir dalının, kendilerine portatif barınaklar inşa edebilmesini olağanüstü kılar. Bunu, mikroskobik kum taneciklerini yutarak yaparlar. Yeteri kadar aldıklarında organik çimento salgılayıp bunları birbirine yapıştırmaya başlarlar. Bu süreci henüz hiç kimse gözlemleyemediği için nasıl yaptıkları hakkında fikri olan yok.

Her bir tür kendi belirgin yuva tarzını yaratır. Difflugia coronata‘nın malikanesi bir küredir, önde deniztarağı şeklinde bir girişleri, arka taraflarında ise 1950′lerdeki uzay gemilerinin kanatlarını andıran sekiz nokta bulunur. Difflugia pyriform armut biçimli bir kap yapar; Difflugia bacillefera‘nınki ise puro şeklinde bir tüpe benzer. Ve bunların hiçbiri yazarken kullandığınız nokta işaretinden daha büyük değildir.

Sonunda eve ilişkin bunca düzenlemenin ardından, ayrılma vakti gelir. Ev, anne ya da baba amibe kalır; yeni doğan ise kendine etraftaki malzemeden bir ev yapar. Peki bunlar bir beyin, hatta sinir sistemi olmadan nasıl mümkündür?

1757 yılında Avusturyalı minyatür ressamı ve doğa bilimcisi Johamm Rösel von Rosenhof (1705-1759), bir amibi ilk defa tarif etmiş ve resmini çizmiştir. Ona, istediği gibi şekil değiştiren Yunan tanrısı Proteus’un adını vermiştir. O günden bu zamana kadar amip kelimesi kısaca basit ve sofistike olmayan şeyler için kullanılan evrensel bir steno haline gelmiştir.

Belki de bildiklerimizi bir kez daha gözden geçirme vaktidir. Kısa süre önce Amoeba proteus‘un tek çekirdeğine sıkıştırılmış genetik bilginin bizimkinin 200 katı olduğunu öğrendik.

Beyinsiz olabilirler, ama onlara basit demek zor.